SİNOP ® MARKA OLACAK

“iki sahne, tek perdelik antinükleer komedi”

Not
sinopbizim@yahoogroups’da yayınlanan makale ve yorumlardan yararlanılarak kaleme alınmıştır.

yazan
h.alp tahmaz

1.SAHNE :


Yıl 2016 . Sinop’ta nükleer santral kurulmuş ve faaliyete geçmiştir . Fonda en arka planda iki adet nükleer santral bacası vardır . Ön planda yan yana duran iki dükkanın dış görüntüsü , birinin tabelası “atom hamburger evi” diğeri “santral hediyelik eşya” dır .


“atom hamburger evi” nin önünde birkaç tabure ve küçük masa , “santral hediyelik eşya”nın önünde birkaç nükleer santral maketi bulunmaktadır.


Hamburgerci Cemal dükkanın önündeki tabureleri düzeltirken hediyelik eşyacı İsmail renkli toz alma fırçası ile maket santrallerin tozunu almakta aynı anda da sohbet etmektedirler .


CEMAL : Ulan o kadar yatırım yaptık daha bi allahın Amerikalı’sı girmedi şu dükkandan içeri


İSMAİL : Sıkma canını Cemal abi boşver


CEMAL : Elektrik su masrafı bile çıkmıyor , dediğin lafa bak “sıkma canını”


İSMAİL : Abi santralden kaçak bi hat çeksen otomatikman düşer elektrik giderin


CEMAL : Geç dalganı bakalım , bu adamlar santral kurulursa elektiriğiniz bedava dememişler miydi ?


İSMAİL : Demişler miydi ?


CEMAL : Ben öyle hatırlıyorum , hiç bir sözlerini tutmadılar


İSMAİL : Haksızlık etme abi , santral faaliyete geçsin Sinopspor’a Fener’den Alex’i Cimbom’dan Hakan Şükür’ü , Beşiktaş’tan Sergen’i transfer edeceğiz demişlerdi, sözlerinde durdular


CEMAL : Tabi .. biz santralin kaç yılda faaliyete geçeceğini bilmediğimizden gaza gelip destek verdik , Alex o zaman 30 yaşlarındaydı şimdi 40 , Hakan’la Sergen neresinden baksan 50 ,


İSMAİL : Bi nükleer santral inşaatının 10 yıl süreceğine de bizim kafa basmazdı zaten . Ulan şerefsizim şu inşaatı bizim müteahhitler yapsaydı 6 ayda bitirirdi , elin Amerikalı’sı 10 yılda anca bitirdi . Alt tarafı baca ... (döner fondaki baca manzarasına bakar) üst tarafı da baca .


CEMAL : Bi Amerikalı hamburger yemek için şu dükkana girmez mi ya , hayret bir şey


İSMAİL : Sendeki bu Amerika’lı müşteri saplantısını da anlayamıyorum haa , nedir yani onlarınki de para bizimki de , hem santralin inşası sırasında üç dört kişi geldi diye hatırlıyorum


CEMAL : Geldiler kola içip gittiler , ben de para mara almadım ayakları alışsın diye , bir daha da gelen olmadı


İSMAİL : Demek ki seni özgürleştirmek istediler abi , hani para falan verip gebe bırakmak istememişlerdir


CEMAL : Yine saçmalıyorsun İsmail


İSMAİL : Haklısın abi , can sıkıntısından saçmalıyorum , hem sıkma canını her espriye gülmek zorunda değilsin , ben alınmam , zaten çoğu esprim anlaşılmadığından ..


CEMAL : Üfff İsmail ..


İSMAİL : Neyse abi , ben de santrali görmeye turistler gelir diye buraya İnceburun’a dükkan açtım ama durumu görüyorsun , allahtan yeni duruma hemen adapte olacak çözümler buluyorum da ekmek parası çıkartıyorum


CEMAL : Nasıl yani


İSMAİL : Yemin et kimseye söylemeyeceksin


CEMAL : Kuran çarpsın


İSMAİL : Şu santralden çıkan atıklar var ya


CEMAL : Eee


İSMAİL : Abi o atıkları gübreli toprak hesabına beşer onar kiloluk torbalara doldurup saksı toprağı diye satıyorum , her gün 15- 20 allah ne verdiyse


CEMAL : Yapma ya


İSMAİL : Vallahi de billahi de abi , git bak pazara , Cumhuriyet okulunun yukarıdaki kapısı var ya


CEMAL : Evet


İSMAİL : Hah şimdi o kapıyı arkana al


CEMAL : Aldım


İSMAİL : 10 adım ilerle


CEMAL : İsmail kırtdırtma kemiğini , hıyarrr , söylesene okulun kapısının karşısında diye


İSMAİL : Muhabbetinde hiç çekilmiyor bugün haa


CEMAL : Zararı falan olmasın oğlum o atıkların


İSMAİL : Yok be abi ne zararı olacak , milli servet , hem ne demişlerdi santral kurulmadan önce , atıkları gevurlara satıp ayrıca ülkemize döviz kazandıracağız


CEMAL : Doğru


İSMAİL : Ne elin gevuruna kaptıracağım abi , milli servet yaa , atık bizim atığımız


Beraber gülerler .


İSMAİL : İnandın mı abi


CEMAL : Kaça torbası


İSMAİL : Espri yapmıştım abi


CEMAL : Hasiktir git lan başımdan


İSMAİL : Abi boru değil bu , o kadarda boş değil meydan , baya iyi koruyorlar atıkları , aha bu dükkan kadar bir depo , başında da bekçi var , geçen ay dünyanın parasını ödemişiz ,


CEMAL : Kime ? ne ödemişiz? , yine makaraya saracaksan allahın aşkına sus İsmail canım sıkkın


İSMAİL : Yok abi bu anlattıklarım doğru , biriken atıkları getirsinler diye


CEMAL : Götürsünler diye .... yok getirsinler diye


İSMAİL : Aman abi getir-götür ne farkeder , Sinop lu olan anlar ne demek istediğimi ,


CEMAL : Madem ayırtedemiyorsun benim taktiği uygula “Getür” de


İSMAİL : Atıkları yok etsinler diye İtalyanlara dünyanın parasını vermişiz , herifler gelip varillere doldurtmuşlar , sonra da gidip İnceburun’un açıklarında denize dökmüşler iyi mi


CEMAL : Ulan bize söyleselerdi biz de yapardık aynı işi


İSMAİL : Valla Salim Reis’in motoruna yükler hem de daha açığa dökerdik


CEMAL : Hem de yarı parasına yapardık


Bir süre sessizlik olur....

CEMAL : (Santralin bacalarına bakarak) Ya bir gün patlarsa bu santral


İSMAİL : Aman abi nerede patlamış ta burada patlayacak , gerçi keşke patlasa , etraf gazeteciden geçilmez be o zaman , bütün televizyonlarda alt yazı geçer “Son Dakika..Flaş..Flaşşş..Flaşş..Sinop’ta meydana gelen nükleer santral patlamasında...” ulan bütün dünya bizi duyar hamburger satışları da patlar santral maketi satışları da şerefsizim


CEMAL : İçimde bir korku yok değil , Çernobil falan baya bişeyler anlattılardı o zaman anti nükleerciler ama biz işler açılacak diye kaale almamıştık


İSMAİL : Patlamazzz merak etme


Birden “GÜMMMMMMMM” diye bir ses duyulur . Cemal ve İsmail kendilerini yere atarlar Sahnenin bir ucundan elinde ramazan davulu ile Deli Emin girer , Cemal ve İsmail’in başında durur , davulu hızlı hızlı çalmaya başlar . Cemal ve İsmail korku ile kafalarını kaldırıp Deli Emin’i görür ve yerden fırlarlar


CEMAL : Ulan allah belanı versin senin bee


İSMAİL : Dölüüü , davulunu da al git lannnnnnn


Deli Emin gülerek ve hızlı hızlı davul çalarak sahnenin öbür tarafından çıkar


İSMAİL : Abi bu herif bizden intikam alıyor ha


CEMAL : Bunu kesin Çevre Dostları Derneği’nden gönderiyorlar İsmail , akılları sıra bizden intikam alıyorlar , santral düşmanıydılar ya bunlar , biz de nükleerciyiz kardeşim , kazanmamızı hala sindiremediler


İSMAİL : (Bağırarak slogan atar) “En Büyük Nükleer Bizim Nükleer” “Sinop markadır marka kalacak”


Uzaktan patlamayı andırır bir davul sesi daha duyarız . Cemal ve İsmail irkilir ancak hemen farkederler . İsmail yerden taş alıp Deli Emin’in arkasından fırlatır


İSMAİL : (Taşı fırlatırken) Git lan dölüüü


CEMAL : Manyak herif yaa , biz de salak gibi her seferinde yiyoruz ... ona bozuluyorum


İSMAİL : Dölü işte abi sonra gidip Tersane de Asmaaltı Kahvehanesi’nde milleti etrafına toplayıp anlatıyormuş “atomcu Cemal’le santralci İsmail’i korkuttum “ diye , bir de kendini yere atıp taklitimizi falan yapıp stand-up yapıyormuş it , iyi de bahşiş topluyormuş şerefsizz


CEMAL : Ulan rezil olduk millete şu Deli yüzünden , şeytan diyor topla tası tarağı git Akkuyu’daki santralin orada dükkan aç


İSMAİL : Abi hayret bişey vallahi aynı şeyleri düşünüyormuşuz


Bir davul sesi daha gelir


İSMAİL : (Bağırak)...” En büyük Nükleer Bizim Nükleer”


CEMAL : Yok İsmail şöyle bağıracaksın .. dinle.. “Sinop Sizin Olsun Nükleer Bizim”


Kahkaha atarlar


İSMAİL : Aklınla bin yaşa abi “Nükleer Sizin Olsun Sinop Bizim” i yemedi büyüklerimiz devir bizim sloganın devri , marka olduk bee marka


Deli Emin ‘in sahneden çıktığı yere doğru birlikte bağırırlar


CEMAL – İSMAİL : “Sinop Sizin Olsun Nükleer Bizim”


İSMAİL : (Bağırır) Bunu da anlat tersane de dölüüüü


Atom hamburger’e iki müşteri gelir


CEMAL : Hoşgeldinizzzz , ne alırdınız gençler


M 1 : Benim ki mek çikın olsun


İSMAİL : Çocuklar kuş gribi olursunuz , çikın falan yemeyin


M2 : Benim ki de mek çikın olsun


İSMAİL : Hiç laf dinleyen yok , kuş gribi oğlumm , kuş gribi...


CEMAL : Ya İsmail sen kendi dükkanına baksana oğlum , ne kuşu ne gribi , şu bacaları gören kuş korkudan yolunu değiştirir be , göçmen kuş olmayınca da grip mrip hikaye


Cemal siparişi hazırlamak üzere dükkana girer


İSMAİL : Ne var ne yok gençler , turistik gezi mi , bakın şu bacalar var ya dünyanın 7 harikasından biri olarak güliver rekorlar kitabına


M1 : Abi siz ne iş yapıyorsunuz ya .


İSMAİL : Şu yandaki dükkan benim


M2 : Siz bırakın bu işi stand up yapın , ne 7 harikası ne güliver rekorlar kitabı


İSMAİL : Güliver mi dedim , ulan bizim ufaklığın hikaye kitabıydı değil mi o


M1 : Guinness rekorlar kitabı


İSMAİL : Aklınla bin yaşa , telaffuzu zorda o açıdan hep karıştırıyorum , hayırdır sizin ne işiniz var burada çocuklar


M1 : İş için başvuruda bulunduk ,


İSMAİL : Nereye


M2 : Santrale


İSMAİL : Yok ya , helal olsun lan size , Cemal duydun mu bak gençler santralde iş bulmuş , bir de dedikodu yapıyorsun utanmadan iş miş verdikleri yok diye


M1 : Yok abi ne işe girmesi , sadece başvuruda bulunduk


İSMAİL : Bekçilik falan mı ,


M1 : Yok ya , ben nükleer fizik okudum , arkadaşım makina


İSMAİL : Mühendis olarak yani


M1 : Evet


İSMAİL : E hadi hayırlısı bakalım , Cemalllll nerde kaldı atom hamburgerler , 2 de kola getir içersiniz değil mi


M1-M2 : İçeriz


İSMAİL : (Cemal’e bağırır) Buzlu olsunnnnn , ee nasıl iyi maaş veriyorlar mı bari


M1 : İşe başvurduk demiştim , işe girdik demedim


M2 : Kapıdan içeri bile giremedik , almadılar ya , güvenlik gerekçesi ile sadece Amerikalı personel çalışıyormuş


Cemal , elinde hamburger ve kola ile gelir servis yapar


CEMAL : Afiyet olsun gençler , nasıl iyi maaş variyorlar mı bari


M1 : İşe girmedik ki


İSMAİL : Gençler bana söyleseydiniz ya Başkan’a torpil yaptırtırdık


M1 : Bırak abi ya , torpil morpil gerektirecek bi durumum yok aslında , ben daha lise de okurken , nükleer santral kararı çıkınca , babam “ bak başkan da söz verdi gençlere iş kapısı açılacak , memleketinde güzel bir işin olur, atom mühendisi ol” dedi , ben de oldum , üstüne İngiltere’de master , Fransa’da doktora yaptım


M2 : Ben de doktoramı İngiltere’de yaptım


CEMAL : Eee süper , hakkaten torpile gerek yok yani , daha okuyacak birşeyiniz kalmamış


M1 : İtiraz etsem de babam yine başkandan rica etti , başkan da “hallederiz hiç merak etme “ demiş ama


M2 : Sadece Amerikalı çalıştırıyorlarmış , kapıdan içeri sokmadılar düşünebiliyormusunuz


CEMAL : Yok yalan oğlum , hiç Amerikalı yok burada , olsa herhalde gelirler arada sırada hamburger yemeye


M2 : Dışarı çıkmıyorlar ki , sanki ay üssü alfa da çalışıyor adamlar


M1 : Allah bilir Amerika’dan gelme hap şeklinde yemek tabletleri ile karınlarını doyuruyorlardır.


İSMAİL : Demeyin yaa, sanki bilim kurgu filmi gibi ya


CEMAL : Başkan 10 sene evvel böyle dememişti İsmail hatırlıyormusun


İSMAİL : Şu tiyatro mu konferans mı ne olduğu belli olmayan bir toplantı var dı , o değil mi

vallahi haklısın , çevreci abla ; “ çalıştırmazlar Sinop tan kimseyi , Fransızlar Finlandiya da kurdukları santralde hep Fransız çalıştırıyorlar” demişti


CEMAL : Başkan da “o Finlandiyalıların ayıbı , biz kendi evladımızı çalıştıracağız” demişti


İSMAİL (M1-M2’ye) : Siz bu vatanın evladı değilmisiniz yoksa


M1 : Nasıl yani , Sinop’luyuz abi


CEMAL : İçinden mi


M1 : Meydankapı mahallesi


İSMAİL : Bi dakka yoksa sen Ayu Rafet’in oğlu musun


M1 : Evet


İSMAİL : Vay kerata amma da büyümüşsün lan


M2 : Ben de Ada mahallesinden Kocabalığın oğlu


İSMAİL : Vay seni ada çakalı seni..


CEMAL : Ya gençler gerçekten bu santralin patlaması diye bir şey söz konusu mu , yoksa bizi mi korkutuyorlar


M2 : İllaki patlar diye birşey yok ama herşeyde olduğu gibi bu işte de risk var ,


İSMAİL : Ulan Dölü Emin , içimize korku saldın deyyus


M1 : Patlamasa da en ufak bir arıza veya ihmalde çevreye yayılacak radyasyon ya da atıkların yaratacağı sorunlar , hala çözüme kavuşabilmiş değil ,


CEMAL : Bize bişey olmazzz


İSMAİL : Olsaydı bu zamana kadar olurdu zaten


M2 : (M1’e hitaben) Balık fabrikasına da başvuruda bulunalım burası olmadı belki orası olur


CEMAL : Olur mu yeğenim , o kadar okumuşsunuz atom matom , balık fabrikasında işiniz ne


M2 : Sinop halkının güçbirliği ile kurup bütün dünyaya ihracat yaptığı bir tesiste çalışmak ta gurur verir bize , tabi keşke mesleğimizle doğrudan ilgili bir iş bulabilseydik ama


İSMAİL : Dı diyeceksin


M1 : Pardon anlamadım


İSMAİL : Yani bütün dünyaya ihracat yapıyorlar –dı


CEMAL : Çok ta güzel olmuştu , işsiz kalmamıştı bir ara , arabasını satan fabrikaya ortak oldu , trafik çilesinden de kurtulmuştuk , belediye raylı sistem yaptı , eskiden arabaların parkettiği yerlere ağaçlar dikildi ,


İSMAİL : Siz 10-15 sene önce görseydiniz ya Sinop’u inanamazdınız ,


M2 : Sinop’luyuz abi , biliyoruz


İSMAİL : Doğru ya , bilirsiniz , ama okul mokul işleri uzak kalmışsınız yine de bilmezsiniz herşeyi , her yer beton yığını , şehrin içinde 1 tane ağaç yok , araba parkedecek yer yok


M2 : Eee , her şey santral sayesinde mi güzelleşti yani


CEMAL : Yok yok , santral karşıtları sayesinde oldu , santrale karşı çıktıkları için vatan haini falansınız demiştik ama


İSMAİL : Kızgınlıktan abi , santral sayesinde sadece Boyabat yolu yapıldı bir de Alex ..


CEMAL : Halk biraraya geldi , fabrikayı kurdu , hemde son teknoloji


İSMAİL : Su Ürünleri Fakültesi ‘nin hocaları , sizin gibi okumuş çocuklar falan , balıkçılık konusunda “marka” yarattılar yani


M2 : eee


M1 : Battı mı yoksa firma


CEMAL : Batmadı da


İSMAİL : Her an batabilir


M1 : Niye


CEMAL : (Kafası ile santralin bacalarını işaret eder)


İSMAİL : Atom santrali kurulduğunu öğrenen yabancı müşteriler siparişleri iptal ediyorlarmış


CEMAL : Santrali kuran da onlar , santral var diye balık ihracatımızı durduran da onlar


M2 : Tabi , radyasyon riskini almak istemez adamlar


İSMAİL : “Radyasyonlu hamsi istemiyoruz” diye slogan atmışlardı o toplantıda hatırlıyormusun Cemal abi , vallahi doğruyu söylemişler


CEMAL : Benim en çok kızdığım sanralin yer seçimi


M1 : Niye


CEMAL : Başkan “ Sinop’ta hem de İncerburun’da Nükleer Santrali kuruyoruz ULANNNN” der demez hemen yanına gittim , bak başkan dedim İnceburun’a ulaşım zor , gideriz dükkan açarız , şehirden müşteri gelemez , çok uzak


İSMAİL : Millette arabasını sattı ya bu arada , balık fabrikası kuracağız hesabına , kimse de araba yok , gelemiyorlar tabi ,


CEMAL : Gelin şu santrali Ada’ya Amerikalıların boşalttığı radar’ın oraya kuralım dedim


M1 : Şehrin göbeğine ?


M2 : Yok artık daha neler , pes abi , siz de iyice abartmişsınız , eee başkan ne dedi bu teklife

CEMAL : “Yok ulan o kadar da uzun boylu değil , İnceburun’a ses çıkarmasınlar biz ona da razıyız” dedi


İSMAİL : Biz de mecbur kaldık , dükkanları buraya taşıdık


CEMAL : Nasıl olsa Amerikalılar doldurur masaları diye hesap yaptık,


İSMAİL : Ama daha satış anlamında bir Amerikalı bile uğramadı Cemal abinin dükkana , gerçi bir ikram olayı oldu ama ondan da para almamış bizim saff


CEMAL : Uzatma İsmail , kes traşı


İSMAİL : Gerçi marka olduk ama


CEMAL : İşimize yaramadı halihazırda


M2 : Marka ? Şu balık işi mi ?


İSMAİL : Yok , benim kasdettiğim o değil


CEMAL : Balık ta marka yaratıldı gerçi


İSMAİL : Bizim başkan , nükleer santral ile bağlantılı olarak Sinop marka olacak demişti ama daha anlayamadık mevzuyu


Sahnenin solundan Deli Emin’in girdiğini 2 müşteri , Cemal ve İsmail görmemişlerdir . Elindeki tokmağı sonuna kadar kaldırır ve davula olanca hızla vurur .


Cemal ve İsmail kendini yere atar , müşteriler ayağa fırlar


M1-M2 : (Korku ile) Bu ne yaaa


CEMAL –İSMAİL : (yüzükoyun yerde yatar) Bu sefer patladı şerefsizim


CEMAL : Hakkını helal et İsmail


İSMAİL : Helal olsun ...sen de et abi


CEMAL : Helal olsun ..patlayınca ne yapın diyordu çevreciler lan


İSMAİL : Çocuğunuzla vedalaşın diyorlardı , ağlamaya başlar


CEMAL : Ağlama lan , buraya kadarmış


İSMAİL : Abi ben hanımla oğlanı İstanbul’a göndermiştim , hanım ikiciyi orada doğrucak ya


CEMAL : İyi ya hiç olmazsa onlar kurtuldu


İSMAİL : Bir hoşçakal bile diyemeden ölüyoruz abii , ya onlarda orada çay may içerlerde radyasyon kaparlarsa


CEMAL : Bak işin o boyutunu düşünemedim , şimdi ki bakanda bişey olmaz deyip televizyon da çay içer mi acaba


M1-M2 : (Emin’i görür) Emin ne işin var burada ?


Emin konuşmaz , gülerek Cemal ile İsmail’in başucuna gidip hızlı hızlı davul çalar , Cemal ve İsmail ayağa fırlar , Emin koşarak sahnenin diğer tarafından koşarak çıkar


İSMAİL : Ulan Dölüü , yakalarsam var ya seni , santralin şu sağdaki bacasına bağlarım ulan


CEMAL : Yine oltaya takıldık ya , hayret bişey


M1 – M2 : Abi allah size kolaylık versin , sizin içinize korku işlemiş hesabı ödeyip kalkalım biz ,


M2 : Bu korkuyla yaşanmaz burada abi


İSMAİL : Santrale destek verdik diye , dölünün oyuncağı olduk


M1 : Kim deli kim akıllı ben anlamadım birşey


M1-M2 hesabı öder ve giderler .


Bir süre sessizlik olur , Cemal boşları kaldırır , masaları düzenler , İsmail dükkanın önündeki maket santrallerin tozunu alırken ,


İSMAİL : (Bağırır) BOMMMM


CEMAL : (Kendisini yere atmak üzereyken ,İsmail’in espri yaptığını farkeder) : İsmail bak vallahi bir daha yüzüne bakmayacağım , böyle eşek şakası yapmaya devam edersen


İSMAİL : (Gülerken) Tamam abi ...tamam.. sözzzz .. sen de geğirsem santral patladı zannedeceksin , bu kadar da korkak olunmaz ki


CEMAL : Hayret bişeysin yaaa (masayı silerken kendi kendine konuşur ) ulan radyasyondan değil kalpten gideceğim şu anasını sattımının yerinde beee


Sessizlik...


İSMAİL : Abi bi slogan buldum t-shirt’e bastırsam satılır mı acaba


CEMAL : (Kızgın) Neee!!


İSMAİL : Sigara öldürür


CEMAL : Bravvo bu mu bulduğun slogan


İSMAİL : Devamı da var ama konuşturmuyorsun ki


CEMAL : Bi pislik çıkacaksa arkasından


İSMAİL : Yok be abi ... (gülerek) “Sigara Öldürür , Radyasyon Korkusu Süründürür”


CEMAL : Git lan başımdan ...


İSMAİL : Abi vallahi ciddiyim , hem yeşilaycılar alır hem çevreciler


CEMAL : Çevrecilere düşman olan sen değil miydin ?


İSMAİL : Abi işte paranın gücü , düşmanları bile barıştırıyor icabında


CEMAL : Sana hayatta başarılar diliyorum İsmail , ne bok yersen ye


İSMAİL : Sağol abi , ziyade olsun , ben burada müessesemi yaşatmaya çalışıyorum sen ne diyorsun, vallahi kırıldım bu sefer


CEMAL : Ya İsmail, zaten canım sıkkın sen de üzerime üzerime geliyorsun , kalbini kırdımsa özür dilerim


İSMAİL : Tamam tamam önemli değil , bak bir poje daha geldi aklıma , hani santral kurulması kararının açıklandığı toplantıda bizim başkanın söylediği bi laf vardı


CEMAL : Bi sürü laf söylemişti , hangisi ne bileyim


İSMAİL : “Millet nükleer santrali görmeye gelecek , turistik turlar düzenlenecek”


CEMAL : Boş çıktı o laflar


İSMAİL : Dur devamını dinle “bakın millet Paris’e Eyfel Kulesi diye bir demir yığınını görmeye gidiyor , milyarları harcıyor”


CEMAL : Evet hatırlıyorum aynen bu lafları söylemişti , millet gelecek , para harcayacak falan filan ama hiç biri gerçek olmadı


İSMAİL : Olmadı ama kafayı çalıştırırsak


CEMAL : Nasıl ?


İSMAİL : Dön arkanı abi , şu santralin bacalarına bak


CEMAL : Baktım.... eeee. Nolacak...


İSMAİL : Kaç baca görüyorsun


CEMAL : İki


İSMAİL : Abi içtin mi sen , sarhoşluktan mı çift görüyorsun


CEMAL : Ya sabır


İSMAİL : Şaka şaka , bir değil iki bacamız var tamam , şimdi bu bacaların üzerine Eyfel Kulesi’nin resmini çizdirsek ... millet görmek için gelmez mi ? Hem de bir değil iki kule resmi , olmaz dersen bi Eyfel kulesi çizdiririz bi tane de şu İstanbul’da Dubai’lilerin yaptığı burgu şeklindeki kule’nin resmi ..


CEMAL : Vallahi bu fena fikir değil ama yaptırırlar mı emin değilim


İSMAİL : Söyleriz başkana


CEMAL : Bilmem ki , ne der


İSMAİL : Tamam der


CEMAL : Tamam der , orada kalır , verilen sözlerin hangisi yerine geldi


İSMAİL : Alex , Hakan Şükür... ulan keşke o gün Beckham’ı da isteseymişsiz bee


CEMAL : Emekli futbolcular derneği


İSMAİL : Sana da bişey beğendiremiyoruz , hayat bu 10 yıl geçmiş adamlar yaşlanmış , başkanın yaşlanmayı da durduracak hali yok ya , hayret bişeysin yani ..muhalif oldun çıktın başımıza


Bir süre sessizlik olur ; İsmail dükkanın önünü süpürür , Cemal tespih çeker


CEMAL : Sen niye yengeyi , çocuğu İstanbul’a gönderdin


İSMAİL : Kayınvalide kayınpeder hepsi İstanbul’da , özlemişler , epeydir görmüyorlar birbirlerini


CEMAL : Her yaz gelmiyorlar mıydı onlar buraya


İSMAİL : Epeydir gelmiyorlar abi


CEMAL : Onları da mı soğuk esprilerinle kaçırdın


İSMAİL : Ne alakası var , nükleer santral var diye gelmiyorlar


CEMAL : Hadi be


İSMAİL : Vallahi öyle , bizim ufak kayınço örgütlemiş evdekileri , gitmeyin kanser olursunuz diye , kayınpeder iki de bir arıyor “gel sana burada dükkan açalım” diye ama gitmiyorum


CEMAL : Ulan biz o zaman hakikaten boku yemişiz oğlum , boşuna bekliyoruz turist murist hadi Amerikalı’dan da vazgeçtim , kendi akrabalarımız bile gelmeyi kestiyse işimiz iş


İSMAİL : Ben boşuna mı proje geliştiriyorum zannediyorsun ..bu Eyfel işi tutmazsa... bak aklıma yeni bir fikir geldi


CEMAL : Aman İsmail .. noolur sus kardeşim , tamam bugünlük bu kadar proje yeter , nolur yalvarırım


İSMAİL : Sana da bir türlü yaranamıyorum yaa , hayret bişey , tamam ne halin varsa gör , bir daha ağlama yanımda , iş yok güç yok diye , işin yoksa git “mendireğin suyunu boşalt” ... (güler) nasıl espri ama


CEMAL : Süper tam sana göre


İSMAİL : (Sahnenin sağ tarafını doğru göstererek) Abi şu gelen nükleer düşmanı abla değil mi ?


CEMAL : O valla , hayırdır , bize düşman değil mi bu yahu , ne işi var burada


ANKL (Anti Nükleer Kampanya Lideri ) sahneye girer .


ANKL : Merhaba arkadaşlar


İSMAİL : Hoş geldin abla


CEMAL : Hoşgeldiniz


ANKL : Pek hoş gelmedim ama


İSMAİL : Hayırdır abla , sen bizi pek sevmezsin


ANKL : Benim kişilerle işim yok çocuklar , hala tanıyamamışsınız beni ,


CEMAL : Buyrun bir çayımızı için


ANKL taburelerden birine oturur , Cemal hemen çay verir


ANKL : Eeee işler nasıl


CEMAL : İç güveysinden hallice


İSMAİL : Uğraşıyoruz be abla , yeni projeler falan , yoğunuz yani


ANKL : Yeni nükleer santral falan kurdurtmayı düşünmüyorsunuzdur inşallah


İSMAİL : Yok be abla ; Cemal abinin dükkanda uranyum zenginleştirmeye çalışıyoruz , atom bombası için


CEMAL : Ya sus be İsmail bırak artık şu sulu esprileri


ANKL : Allah muhabbetinizi artırsın diyeceğim ama içim elvermiyor


İSMAİL : Niye kötü bir şey mi var abla


ANKL : Yıllardır söylemekten dilimizde tüy bitti ama kimse lafımızı dinlemedi


CEMAL : Birşey mi oldu


ANKL : Hastaneye pek yolunuz düşmüyor herhalde


CEMAL : Yooo


İSMAİL : Santral falan patlamadı ki abla


ANKL : İlla patlaması gerekmiyor ki


İSMAİL : Sigaradandır abla sigara , yasaklamak lazım , valla bak biz burada kendimiz de içmiyoruz , müşteriye de içirtmiyoruz , turp gibiyiz , hem de santralin dibindeyiz


ANKL : İsmail , sana söyleyecek lafım yok benim, hala işin makarasındasın


CEMAL : Siz ona bakmayın o da işin farkında da , itiraf edemiyor , hayırdır siz niye geldiniz buraya


ANKL : Santralin soğutma suyuna korezyon ürünleri karışıyormuş , deniz suyundan ve topraktan numune almak için arkadaşlar geliyordu ben de onlarla beraber geldim , gelmişken sizi de bir göreyim dedim , gerçi maceralarınızı Emin’den duyuyoruz ama


İSMAİL : Dölü Emin ... ne anlatıyorsa yalandır .. inanmayın


ANKL : Bilemiyorum , inşallah yalandır , insan bedenine en büyük zararı korku verirmiş


İSMAİL : Radyasyon birşey yapmaz yani


ANKL : Yapmaz mı yapar tabi ama siz sürekli bir patlama korkusu içerisinde ..


İSMAİL : Yalan abla vallahi yalan , korksak burada ne işimiz var


ANKL : Nooldu , turist patlaması olacaktı , oldu mu ?


CEMAL : Yok olmadı , tam aksi gelenler de gelmez oldu


ANKL : Ne oldu , biz o toplantıyı yaparken


İSMAİL : On yıl önceki toplantı


ANKL : Evet , size okumuştum , İngiliz çevreciler , Başbakan Tonyy Blair’e rağmen yeni nükleer santral istemediklerini açıklamışlardı , sizin başkan da palavra bunlar , hepsinde nükleer santral var biz de yok , biz onlardan daha mı akıllıyız demişti


İSMAİL : Eee nooldu sonra


ANKL : Ne oldusu var mı al işte bize nükleeri sapladılar


CEMAL : İngiltere ‘de ne oldu


ANKL : Hükümet çevrecilerin isteğini haklı buldu , yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldiler


CEMAL : Kim akıllı kim deli


İSMAİL : Dölü Emin dölü


ANKL : Şimdi atsan atamazsın , satsan satamazsın bu santrali , hep bir korku , hep bir endişe içimizde olacak


CEMAL : Doğru söylüyorsunuz


İSMAİL : Olan oldu abla napalım , herkes hata yapabilir , bundan sonra ne yapabiliriz ona bakmak lazım , önümüze bakalım , bunu nasıl yeni bir fırsata dönüştürebiliriz


ANKL (sahnenin solunu kafası ile göstererek) : Şu gelen sizin başkan değil mi ?


Cemal İsmail hemen toparlanır


CEMAL : O vallahi


Başkan sahneye girer


İSMAİL : (Hemen koşar , başkanın elini öpmeye çalışır , zorla öper ) Hoşgeldiniz başkanım


BAŞKAN : Hoşbulduk , sağol canım


CEMAL : (Tokalaşır) Hoş geldiniz


BAŞKAN : Hoşbulduk sağolasın ciğerim .. (ANKL’ye) Hoş geldin demek yok mu ?


ANKL : Diyecek hal mi bıraktınız


BAŞKAN : Ne işiniz var sizin burada


ANKL : Çay içmeye uğradım


BAŞKAN : Hayırlara vesile olsun , siz bu çocuklardan pek haz etmezsiniz , benim adamlarım diye


ANKL : Benim onlarla bir alıp veremediğim yok . Santralin etrafından su , toprak numuneleri alınıyor , ben de


BAŞKAN : Mücadeleye devam yani


ANKL : Devam , hastalananlar...


BAŞKAN : Hep abarttınız , yine abartıyorsunuz , üç beş kişinin karnı ağrıdı hastaneye gitti diye ortalığı velveleye veriyorsunuz


ANKL : İşinize gelmiyor tabi


BAŞKAN : Sırf şu Boyabat yolunun tamamlanması bile yeter be , bir kere teşekkür bile etmediniz , üniversite bile kurduk


ANKL : Santralin inşaası için yol gerekmeseydi o da yapılmazdı ya neyse , yol yapıldı ama ne gelen var ne giden , güya turizm patlayacaktı , bırak turisti , diğer illerde yaşayan hemşerilerimiz bile gelmez oldu , üniversite var radyasyon korkusundan gelen öğrenci yok


BAŞKAN : Korkunun ecele faydası olmazmış , bilmezmisin sen


ANKL : (Korna sesi duyulur) Sizinle polemiğe girecek halim yok , arkadaşlar geldi , bana müsadee , hadi hoşça kalın


CEMAL – İSMAİL – BAŞKAN : Güle güle


Cemal ANKL’yı sahnenin dışına kadar eşlik ederek yolcu eder , sonra diğerlerinin yanına döner


BAŞKAN : Cemal bakıyorumda pek bir muhabbetin artmış bu cadı ile


CEMAL : Yok başkan , öyle deme , o da hemşerimiz , sağolsun ziyaretimize gelmiş


BAŞKAN : Nasıl işler çocuklar


CEMAL : İflasın eşiğine geldik başkan , ne gelen var ne giden


İSMAİL : Vallahi başkan iyi insan lafın üzerine gelirmiş biz de az önce Cemal abi ile senin kulağını çınlatıyorduk


BAŞKAN : Hayırdır


İSMAİL : Hayır hayır , sen hani 10 sene önceki toplantıda demiştin ya Eyfel kulesini ziyarete milyonlarca insan gidiyor , Sinop ‘a da santrali görmeye gelecekler diye


BAŞKAN : Kimm , ben mi söylemişim , hiç hatırlamıyorum


CEMAL : Ben de şahitim başkan , söylemiştiniz


BAŞKAN : Eeee , ulan yoksa Fransa’ya gidip kaçamak falan mı yapmayı düşünüyorsunuz , sizi zamparalar


İSMAİL : Yok başkan nerde biz de o para


BAŞKAN : (Yılışık) Bak bak demek para olsa gideceksiniz ha sizi gidi sizi


CEMAL : Yok başkan çoluk çocuk sahibi adamlarız , olur mu öyle şey


BAŞKAN : (Sırıtarak) O iş başka bu iş başka canım , değil mi İsmail


İSMAİL : Yok başkan düşündüğün gibi değil , şu bacaların diyoruz


BAŞKAN : Tamam söz bacaların temizlenmesi ihalesini size verdireceğim


CEMAL : Nasıl yani ? Bildiğimiz soba bacası gibi kurum falan mı oluyor bunlarda


BAŞKAN : Ne bileyim canım oluyordur herhalde , varsa öyle bişey tamam ihale sizindir


İSMAİL : Yok başkanım , kurum falan tutmuyordur herhalde , yoksa odun mu yakıyorlar


BAŞKAN : Ne ozaman baca deyip duruyorsun . Bak söz verdim Alex’i getirttik


CEMAL : Başkanım o konuya hiç girmeyelim


İSMAİL : Demem o ki , şu bacaların üzerine Eyfel’in resmini çizdirsek , hani belki millet merak edip gelir


BAŞKAN : Hay aklınla bin yaşa , ulan deminden beri söylesene dilinin altındaki baklayı


İSMAİL: Bi konuşturmadınız ki başkanım


BAŞKAN : (Sinirli) Başkanınla edepli konuş , ben konuşacağım siz dinleyeceksiniz , büyüklerinize saygı da göstermez olmuşsunuz artık.... neyse fikir iyi , ama yine de bir araştıralım olur mu olmaz mı , bu Fransız milleti biraz ters millettir , çekememezlik edip projeyi engellemeye falan kalkarlar


CEMAL : Başkanım siz kafaya koyduktan sonra Fransızlar’ı mı dinleyeceksiniz , Sinop’lular o kadar “yok olmaz istemiyoruz nükleer santral “ diye yırtındılar ama açacağız ulannn dediniz açtınız


İSMAİL : Alt tarafı bi resim Başkan


BAŞKAN : Doğru söylüyorsun Cemalim de bu konuda milletlerarası istişare falan gerekir , olayın boyutu büyük yani , elin gevuruna söz geçirmek , Sinop’lu ya söz geçirmekle aynı değil ki


İsmail’in cep telefonu çalar , dükkanının önüne doğru gider , telefonu açar


İSMAİL : (Cep telefonu ile konuşuyor) ...nasıl yani , kan değerleri mi , o ne kayınço... adam gibi söylesene şunu .. lösemi mi ... saçmalamayın olur mu ... bir yanlışlık olmasın ...........tamam akşam otobüsü ile geliyorum (telefonu kapatır , üzgündür )...


CEMAL : Ne oldu İsmail , kötü bir şey mi var


İSMAİL : (Sendeler ) İstanbul’dan ... kayınço aradı ,... bizim oğlan ,, kan değerlerin de ... lösemi mi bişey .


BAŞKAN : Sigaradandır


CEMAL : Ne diyorsun başkan .. çocuk daha 8 yaşında


BAŞKAN : Annesi sigara içiyorduysa


CEMAL : Yok başkan , yenge ağzına sigara sürmez


BAŞKAN : Çok gofret falan yiyorduysa


İsmail yumruğunu kaldırıp , Başkan’ın üzerine doğru sinirli bir hamle yaparken Cemal araya girer , tabureye oturtur , yüzüne kolonya sürer


İSMAİL : (Ağlamaklı) Güzel oğlummm , canımmm, herşeyimm , ben böyle kaderin sülalesini si..


CEMAL : Dur İsmail , bırakma kendini , güçlü ol , İstanbul’da iyi hastaneler var , halolur merak etme


İSMAİL : Yok Cemal abi , yokkkk , epeydir , tadı tuzu kalmamıştı , rengi sararıp solmuştu zaten , İstanbul’a da gitmeyi hiç istememişti , “baba ya seni bir daha göremezsem” demişti , (ağlar) küçücük çocuk , içine malum oldu demek ki , hay allahım nereden buldun benim günahsız yavrumu , ne suçu var dı onun


BAŞKAN : Şimdi merkezi arıyorum , Sinop’ta ...hem de İnce Burun da ..... Ortadoğu’nun ve Balkanların en gelişmiş kanser hastanesini açtırıyorum ulannn


İSMAİL : Oğlum iyileşir değil mi o zaman


BAŞKAN : Şıp diye iyileşir merak etme , durun daha bitmedi ...(nutuk atar şekilde konuşmaya başlar) ayrıca ... size ... sadece ikinize özel bir kıyağımda olsunn.... hastaneyi burada açtıracağım ....verirsiniz dükkanları bir eczaneye kiraya , yattığınız yerden malı götürürsünüz ... artık eşek değilsiniz ya seçim zamanı da bizi unutmazsınız


Sahne ışıkları yarı yarıya kararır , Emin’i elinde davul ile sahnenin kenarında görürüz , diğerleri görmemiştir , Emin olanca gücü ile davul’a vurur GÜMMMMM, sahne tamamen kararırken üçünün de yere atladığını görürüz


İSMAİL : Yine Dölü Emin’se bu sefer ...


CEMAL : Emin’in öğle vakti güneşi de karartacak hali yok İsmail , bu sefer gerçekten santral patladı , hakkınızı helal edin , eşşedü ...


İSMAİL : Sende kardeşim sen de helal et , ölmek daha iyi , evlat acısı ile yaşayamazdım


BAŞKAN : (cılız bir ses tonu ile) Sigaradandır ...


Işıklar yanmaya başlar , Emin elinde davul ile başlarında beklemektedir , ortalık iyice aydınlanınca Emin davulu hızlı hızlı çalıp “güneşşş tutulduuuuuu” diye bağırarak sahnenin diğer tarafından koşarak çıkar


Cemal , İsmail ve Başkan ; Emin’in peşinden “bittin ulan sennnnn.. “ diye bağırarak sahneden çıkarlar .






2.SAHNE :

Nisan 2006 . Sahnede iki tane kürsü ve birer konuşmacı var . Konuşmacılardan biri lacivert takım elbiseli , nükleer santral kurulması için halkı ikna etmeye çalışan politikacı (BAŞKAN). Diğeri anti nükleer kampanya liderleri bayan (ANKL) .

( Başkan , Ankl , Cemal ve İsmail’i 1.perdede 10 yıl sonraki hallerinde izledik bu perde de bugüne dönüyorlar ) (Kürsüde ki konuşmacılar , ellerindeki metine bakarak konuşacak , ezbere gerek yok )


Diğer oyuncular seyircilerin arasında karışık bir şekilde oturuyorlar . Seyirciler arasında oturan Cemal , İsmail ve 1-2-3 no.lu oyuncular politikacı taraftarı , 4-5-6 no.lu oyuncular ANKL taraftarı.


BAŞKAN : Sevgili hemşehrilerim , inşallah bizim iktidarımız döneminde Sinop geri kalmışlık zincirini kırdı kırıyor


(Seyirciler arasında dağınık şekilde oturan 1,2 ve 3 no.lu oyuncular ile Cemal ve İsmail) birlikte bağırır : Yaşaaaa , nurolllll


BAŞKAN : Bu şehirrrr , yıllardır , geri bıraktırıldı , doğru düzgün yolu yokkk , bacası tüten doğru düzgün fabrikası yokkk , yıllardır yılan hikayesine dönen Boyabat yolunu inşallah 2007 de açacaazzzzz , üniversite kuracazzzzzz


ANKL : Beyefendi seçim konuşması yapmıyoruz ... sadede gelin lütfen


BAŞKAN : Lafımı kesmeyin hanımefendi , bizi susturamazsınız , biz bu vatan için


Cemal-İsmail-1-2-3 : Yaşaaaaa Başkannnn , helal olsunnnn konuşşşşşş


BAŞKAN : Orta mektep talebesi iken kitap okuma meraklısıydım. Ancak o tarihlerde şehrimizde şu andaki ekmek fabrikasının olduğu yerde mazotla çalışan bir jenaratör vardı , bir de parkın orada yedek santral , jenaratörler gece onikide susturulduğundan elektrikler kesilir ve gaz lambasıyla okumaya devam ederdim . Birden bire yanan ampulden gaz lambasına mahkum olmanın bıyıkları yeni terlemeye başlayan bir delikanlıda bıraktığı menfi tesiri tasavvur ediniz


(Seyirciler arasında oturan Anti Nükleer Grup’u temsil eden 4-5 ve 6 no.lu oyuncular birlikte bağırır) : Sadede gellll , sadede


BAŞKAN : Geliyorum efendim , önce siz bir sakin olun , bir türlü konuşmama fırsat vermiyorsunuz ki


ANKL : Beyefendi zaten sizden başka konuşan yok , lütfen terli bıyıklarınızdan bahsetmeyi bırakında , konuya girin.. lütfen


BAŞKAN : Sevgili hemşehhhhrilerim Türkiye’nin elektrik enerjisi ihtiyacı halihazırda termik ile hidroelektrik santrallerden karşılanmaktadır . Geçmişte uygulanan hatalı politikalar yüzünden büyük ölçüde doğalgaza bağlanmış durumdayız . Doğalgaza bağımlılıkta lider ülke durumdayız .Bu oran bizde %45 , İtalya’da 41, İngiltere’de 40 , Almanya ve Yunanistan’da 11 , Fransa’da ise %4 dür .


ANKL : Doğru


BAŞKAN : Bakın, duyuyorsunuz değil mi , bayan da doğru söylediğimi teyit etti


1-2-3-Cemal –İsmail : Yaşaaaa , nurollll


ANKL : Beyefendi doğru söze doğru deriz de lafı nasıl bağlayacağınızı merakla bekliyorum mevcut bir hatayı başka bir hata ile düzeltmeye niyetli imişsiniz gibi bir his var içimde


BAŞKAN : Sizin içiniz fesat hanımefendi , bizzzzz aydınlık bir gelecek için


ANLK : Lütfen beyefendi slogan atmayı bırakın da , halkı bilgilendirmeye devam edin


BAŞKAN : Mevcut enerji santrallerinin gözden geçirilerek verimlerinin artırılması , enerji nakil hatlarındaki kayıpların azaltılması , elektrikteki kaçakların ve usulsüz kullanımların önlenmesi gibi tedbirlerin alınması gayet tabidir .


ANKL : (Alkışlar) Tebrikler


BAŞKAN : (Takdir görmek hoşuna gitmiştir) Bakın bayan arkadaş ta benimle aynı kanaatte


1-2-3 -Cemal-İsmail : Ya..ya..ya, şa..şaa.şaa bizim başkannn çok yaşaaaa


ANKL : Pardon beyefendi yoksa erkek arkadaş mı demeliyim bilmiyorum ama şu ana kadar söyledikleriniz zaten bizim de savunduğumuz şeyler


BAŞKAN : Devam ediyorum efenim .. Ancak bu tedbirlerin yeterli olmayacağı açıktır. Yeni enerji kaynaklarının devreye sokulması lazımdırrrrr . Yeni kaynakların seçiminde ekonomik ve yerli kaynak olması , dışa bağımlılığın azaltılması , kaynak çeşitliliği gibi unsurlar dikkate alınmalıdırrrrr . Kömür ve su kaynaklarımızın değerlendirilmesi önem arzetmektedir. Rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynakları önemlidir , bu konuda devrim niteliğinde kanunlar yaptıkkkk. Ancakkk ...artık doğalgazdan elektrik üretiminde , dışa bağımlılığın olmaması için nükleer enerjiye müracat edilmesi bir zaruret olmuşturrrrrr


ANKL : Görüşlerimiz burada ayrılmaya başlıyor


BAŞKAN : Lütfen sözümü kesmeyin hanımefendi , hayret bişey ya bi rahat konuşturmuyorsunuz adamı , vıdı..vıdı ...nükleer enerji bugün dünyada önemli nispette kullanılmaktadır değerli arkadaşlarım... dünyada nükleer enerjinin toplam elektrik enerjisi içindeki payı %16 dır. Halihazırda 30 ülkede çalışan 422 nükleer tesis bulunmaktadır . Elektrik üretimi ; Fransa’da %75 , Almanya’da %31 ABD’de %22 oranında nükleer santrallerden karşılanmaktadır .


Ülkemiz nükleer santral inşasında çok geç kalmıştır . Ancakkkkk hükümetimizin enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve arz güvenliği açısından nükleer santralleri gündeme getirmesi çok takdir edilecek bir hususturrrrr ..(elini sallayarak , yanındaki konuşmacıya küçümser bir bakışla ) ama tabi anlayana


1-2-3-Cemal-İsmail : Helal olsun.. başkann... helalll ollsuunnnn


4-5-6 : Yuhhhhhhh


ANKL : Lütfen arkadaşlar sakin olun , bu işler slogan atarak olmaz , tüm halkın ortak kaderini ilgilendiren bir durumla karşı karşıyayız , lütfen demokratik bir toplum olmanın güzel bir örneğini sergileyelim , fikirlerimizi yarıştıralım , sloganlarımızı değil


4-5-6 : Alkışlar ...Bravvoo


İSMAİL : (Bağırır) Bırak sosyal içerikli mesaj vermeyi kardeşim biz sizi nükleer santral açılışında görmek isteriz


6 – (İsmail’ bağırır) : Özgün ol İsmail özgünnn , reklam esprisi yapmaaa


1-2-3-CEMAL : Helal olsun sana İsmail .. helall olsunn


BAŞKAN : O halde ne duruyoruz sevgili Sinoplular , değerli hemşehrilerimmm , he diyelim olsun bitsin bu iş gönül rızası ile seve seve .. yoksa..


ANKL : Evet yoksa


BAŞKAN : Anlayan anladı hanfendi , yoksa beş seneye kalmaz gaz lambasına mahkum oluruz.... şu şehirde işsiz güçsüz bir sürü genç insan var siz böyle güzel bir yatırım imkanını , sırf muhalefet etmiş olmak için engellemeye çalışıyorsunuzzzzz yazıklar olsun size , vatan hainisiniz siz .. vatan hainiiii


ANKL : Nükleer santral kaç işsize iş verecek söylermisiniz


BAŞKAN : En az üç yüz gencimiz bu santralde çalışacak , üç yüz kişi demek , üçyüz aile demek , hesabım zayıftır , her aile dört kişi olsa ne eder gençler


1-2-3-Cemal-İsmail (bağırır) : Binyüz ederrr başkannn


BAŞKAN : (Parmak hesabı yapar ) Yok ulan binikiyüz eder , beni de şaşırtıyorsunuz


1-2-3-Cemal- İsmail : Siz bin ikiyüz deyin , bin ikiyüz olsun başkannnn


BAŞKAN : İşte duydunuz bin ikiyüz işsiz vatan evladının karnı doyacak , sırf bu mu , yeter miiii ,


1-2-3-Cemal-İsmail : Yetmezzzzzz


BAŞKAN : benim esnafım da bu işten para kazanacak


ANKL : Beyefendi ya bilerek yalan söylüyorsunuz ya da yanlış biliyorsunuz ( elindeki kağıtları sallayarak) Buyrun işte gerçek bilgiler burada (okur) evet ortalama 300 kişi çalıştığı doğrudur ancak bunun %99’u teknik elemandır , yani vasıfsız işçiye yer yoktur, kaldı ki örneğin Finlandiya da , Fransız’ların kurduğu nükleer santralde çalışan tek bir Finlandiya’lı yokmuş , tüm çalışanlar Fransız , benim işsizim benim esnafım... bunlar gerçek bilgi ..lütfen dolduruşa gelmeyin

BAŞKAN : Efendim o Finlandiyalıların kendi kabahati bizzzz asla böyle birşeye fırsat vermeyiz .... vermeyeceğiz... hem nereden biliyorsunuz bizim Fransızlara işi ihale edeceğimizi belki Amerikalılara vereceğiz


CEMAL : (Bağırır) Amerikalılara hamburger satsak bile yeter beeeee


ANKL : Sevgili arkadaşlar , küçük hesaplar yapıpta bu güzelim kenti mahvetmeyelim , tek gelir kaynağımız olan turizm ve balıkçılığı da elimizden kaptırmayalım


BAŞKAN : O niyeymiş o , ne alakası var , tam tersi... millet nükleer santral görmeye buraya gelecek , marka olacazzzzzz.... turistik turlar düzenlenecek ..., gelen balığını yiyecek ayranını içecek ,


4-5-6 : Balığın yanına ayran gitmez , rakııı rakııııı


BAŞKAN : İsteyen istediğini içsin ... bakın millet Paris’e Eyfel kulesi diye bir demir yığınını seyretmeye gidiyor , milyarları harcıyor , Sinop’ta öyle olacakkkk


1-2-3 Cemal –İsmail : Alkışlarr


4- 5 -6 : (slogan atar) Radyoaktif hamsiii istemiyoruzzz

ANKL : Güldürmeyin insanı beyefendi . “Nükleer tesis , turistik tesise benzemez , memlekete iş ve döviz getirmez” nükleer santral lafını duyan şehrimize gelmekten vazgeçecek , insanlar neden radyasyon riski olasılığı olan bir yere tatile gelsin , nükleer santralin soğutulmasında kullanılan suyun akıtıldığı bir denizde neden yüzsün , Sinop’lu olupta Sinop dışında yaşayan eşini dostunu görmek için tatillerde gelen insanlarımız bile gelmeye çekinecekler , hem ayrıca biliyormusunuz ki nükleer santralin denize boşalttığı sıcak su , denizin ısısını 2 derece civarında artırarak ekolojik dengeyi bozuyor , bir süre sonra hamsi , palamutta çıkmayacak bu denizden


İSMAİL : Kötümü canım , Akdenizin suyunda yetişen balık yetişir burada da o zaman


CEMAL : Lagos yakalarız lagos , lokum gibi eti var şerefsizim , geçen sene Antalya’da yemiştim


ANKL : Bakın arkadaşlar , Sinop’lular , kalkınmak icin kendimize guvenelim , birlik olalım yeter


BAŞKAN : Pöhh birlik olacaklarmış , bu zamana kadar neredeydiniz birlik olmak için , gelin biz sizi kucaklıyoruz zaten , kurulacak bir santral 3 milyar dolar.. bu para ...buraya... refahı getirecek


ANKL : Refahı buraya getirmeyeceği kesin , nereye getireceği de kesin ya neyse onu sonra tartışalım , gelin Sinop’lular birlik olalım , herkes arabasını satsın , sermaye yapalım , rüzgar santrali kuralım , su ürünleri fakültemizin bilimsel katkısı ile büyük ölçekli balık işleme tesisleri kuralım , hem bu okulda okuyup işsiz dolaşan gençlerimize hem de okuma imkanı bulamamış gençlerimize iş imkanı sağlayalımm , bunun için 3 milyar dolara da ihtiyaç yok , bakın pek çok komşu il güçbirliği oluşturarak bu ekonomik atılım yapıyor , bizim kurtuluşumuz burada , lütfen bu söylediklerimi iyi düşünün , Sinop’ta , bu küçücük şehirde bu kadar otomobile gerek yok , kalkınmayı kendi özkaynaklarımızla , çevreye zarar vermeden , radyoaktif ölüm korkusu olmadan gerçekleştirelim ..


4-5-6 (belki seyirci de katılır) : Alkışlarrrrr


BAŞKAN : Lafla peynir gemisi yürüseydi ,


ANKL : Sevgili arkadaşlar lütfen küçük ekonomik çıkarlarımız için bu ülkenin insanlarını sonu belirsiz maceralara sürüklemeyelim , içimizde korku ile değil , sevgi ile yaşayalım , yaşlanalım


BAŞKAN : Bir dakka bir dakika ne macerası imiş bu , biz bu vatanı tehlikeye atacak en ufak bir şeye kalkışırmıyız ya , var mı böyle birşey


ANKL : Çern..


BAŞKAN : Hemen Çernobil’e sarılacaksınız , noolmuş yani dünya da ...dünya kadar nükleer santral var ..biri patlayıvermiş... , patlamışta ne olmuş , o zamanın koskoca bakanı içmedi mi gözümüzün içine bakarak .. tavşan kanı gibi çayı , hani radyasyon nerde , olsa içermiydi adam turp gibi hala yaşıyor valla , yok mu kardeşim şurda tavşan kanı bir çay ..olsa da içsek , dilim damağım kurudu vallahi


ANKL : Beyefendi , Çernobil kazası sonrası Belarus’ta kanser vakalarının %40 arttığına dair bilimsel raporlar var, maalesef bizim ülkemizde böyle bir çalışma olmadığından , belki vardır da açıklanmıyordur kesin rakam veremiyorum ancak şu Sinop’ta kanserden bir yakınını kaybetmemiş kimse var mı


4 : Bizim ailede 3 kişi


5 : Amcam , eniştem


6 : Yeğenim , şu anda hastanede kanser tedavisi görüyor


ANKL : İşte buyrun ,


BAŞKAN : Ne malum radyasyondan olduğu , sigaradandır sigaradan


6 : Yeğenim daha 13 yaşında


BAŞKAN : Gizli gizli sigara içmiştir , sizin ruhunuz bile duymamıştır , sahip çıkın çocuklarınıza canımm


4-5-6 : Yazıklar olsun sizeeee ,


BAŞKAN : Kardeşim var mı alternatif ...böyle giderse Türkiye 3-5 sene sonra elektiriksiz kalacak diyorum ben size ..., sırf muhalefet etmiş olmak için muhalefet yapmayın... lütfen rica ediyorum


ANKL : Tekrar söylüyorum amacımız muhalefet etmek değil biz bu ülkenin iyiliği için nükleer santrale hayır diyoruz , Sinop özelinde alternatifimiz de hazır , Rüzgar Enerjisi


BAŞKAN : O çok ucuzmuş gibi konuşuyorsunuz


ANKL : (Elindeki kağıtları sallayarak) Hesap burada , dinleyin , basından duyduğumuz kadarı ile 5000 MW gücünde birden fazla nükleer santral kurulması planlanıyor , bunun yatırım bedeli yaklaşık 15 milyar dolar , milyon değil arkadaşlar dikkatinizi çekerim (yüksek sesle)

15 MİLYAR DOLAR .


Yani herbir MW için yaklaşık 3 milyon USD harcanacak . Oysa rüzgar enerjisinde bu maliyet herbir MW için bunun üçte biri yani 1 milyon USD , yani 3 MW’lık rüzgar enerjisi santralinin maliyeti 1 MW’lık nükleer enerji santrali maliyetine eşit , hadi rüzgar az esti %30 verimle çalıştı diyelim , nükleerle aynı maaliyete çıktı . Amaaa bir farkla burası çok önemlii 20 yıl boyunca rüzgar enerjisi santraline küçük bakım masrafları dışında hiçbir harcama yapılmıyor ancak nükleer öylemi .. değill ..nükleer santralin hammaddesi için yine dışa bağımlı olacağız , yine bizden kesilen vergiler yurtdışına gidecek


BAŞKAN : Asıl siz sadede gelin hanımefendi , halkımızın kafasını bu karışık hesaplarla bulandırmayın , vatandaş elektrik saatinin kaç para yazdığına bakar , bu dedikleriniz boş laf


ANKL : Müsaade ederseniz şimdi oraya geliyorum . Az önce bahsettiklerimin özeti , 1 KW rüzgar enerjisinin maliyeti rüzgar santralinde 0.04 USD iken nükleer enerji santralinde 0.07 USD , birinde allahın verdiği karayel , gündoğusu , diğerinde dışa bağımlı uranyum


4-5-6 : (Slogan atar) Nükleer Santral Sizin Olsunnnn Sinopp Bizimmm


BAŞKAN : Bunlar boş laflar , bu hesap kitap doğru mudur bilemem , muhtemelen çarpıtılmış rakamlardır ,


ANKL : Hayır efendim , sektörün içinde bulunan bu ülkenin evladı mühendislerin hesabı


BAŞKAN : Peki soruyorum o zaman size , niye bu ülkenin iş adamları ya da siz balıkla falan uğraşacağınıza madem bu kadar ucuz rüzgar enerjisi üretme işine dalmıyorsunuz

CEMAL (bağırır) : Bravvo başkann


İSMAİL (bağırır) : Palavra bunlar , boş laf , sizi nükleer santralin bahçesinde çay içerken görmek isteriz hanımefendi


ANKL : Biz de sizi rüzgar güllerinin altında karayele doğru çayınızı yudumlarken görmek isteriz beyefendi


5 (İsmail’e bağırır) : Aldın mı cevabınıııı İsmail’imm (4-6 gülerek alkışlar)


ANKL : Niye yatırım yapılmıyor söyliyeyim , gerçi yapılmış birkaç santral var ancak bu santrallerden üretilen elektriği alacak olan devletin verdiği fiyat , doğalgaz santralinin kapısına gelen ham gaz fiyatından daha düşük .


Yani devletin rüzgar santralinden elektrik olarak çıkan mala ödediği birim fiyat , doğalgaz santralinin kapısına gelen gazın ham girdi birim maliyeti seviyesinde , bu haksız rekabet karşısında işadamı tabi ki yatırım yapmaz , adil bir fiyatlandırma olsun heryeri rüzgar gülleri ile dolduralım , hem bir nükleer santralin kuruluşu 8-10 yılı bulurken , rüzgar santrali sadece 3 ay içerisinde faaliyete geçebiliyor


Beyefendi konuşmasının başında “rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları konusunda devrim niteliğinde kanun “ yapıldığından bahsetti ancak nedendir bilemiyorum rüzgar enerjisinden üretilen elektriğe de aynı zamanda en düşük fiyatı verdiler , bu ne perhiz bu ne lahana turşusu , kanunları göstermelik mi yapıyorsunuzz


CEMAL (Bağırır) : Ağzını toplaaaa , doğru konuş başkanlaaa


ANKL : Nükleer ; beşikten mezara maliyetini dikkate aldığımızda , en pahalı , en bulaşılmamaması gereken ve geleceği olmayan bir teknoloji arkadaşlar , en önemli maliyeti de kullanım sonrası yok etme etme maliyeti , ilk yatırım maliyetlerini karşılaştırsak bile nükleer yine diğerlerinden pahalı oluyor , güvenlik altyapısı maliyeti en az ilk yatırım maliyeti kadar tutuyor. Amerika da kapatılması kararlaştırılan , 281 milyon USD harcamayla kurulmuş olan “Maine Yankee” reaktörü ilk yatırım maliyetinin sekiz misli bir maliyetle yani 2 milyar dolara kapatılacak


Yani iş nükleer santrali kurmakla bitmiyor


BAŞKAN : Müsaade ederseniz ben de konuşayım hanımefendi


ANKL : Buyrun , ben de merak ediyorum doğrusu söyleyeceklerinizi


6 (slogan atar) : Karayel karayazı olmasın ...radyasyonn başımıza yağmasınn


BAŞKAN : Kes kardeşim slogan atmayı , 12 Eylül öncesine geri mi dönmek istiyorsunuz


ANKL : Konuyu saptırmayalım beyefendi ... (salona) arkadaşlar lütfen sizler de sakin olun


BAŞKAN : Şimdi bu sloganlar , bu afişler , bizi hiç etkilemez onu peşinen söyliyeyim , elin gevuru her yere nükleer santral kuracak , biz kurmayacağız , bizim lugatımızda böle birşey yok , onu baştan bilin , bizim amacımız üretimi ve istihdamı artırmak , gayri safi milli hasıladan kişi başına düşen payı yükseltmek ? Türk insanı da bir İngiliz veya Fransız’ın refah seviyesine yükselebilmeli ...


3 (Bağırır) : Doğru söylüyor , buna karşı çıkanlar bu ülkenin kalkınmasını istemeyen vatan hainleridir


BAŞKAN : Öte yandan , ABD , İngiltere ve diğer kalkınmış ülkeler dünyayı kirletsin , biz kirletmeyelim , yahu böyle saçma şey var mı kirletiyor olsa onlar yapmazdı zaten milletin enayisi biz miyiz kardeşimm


ANKL : Demogoji yapıyorsunuz


BAŞKAN : Durun sözümü kesmeyin efendim , ben sizin sözünüzü kesiyor muyum ..Peki öyle demiyorsanız , Sinop Platformu olarak , hangi nükleer santralin kapatılması için eylem ve kampanya yaptığınızı öğrenebilir miyim ? Belki de biz çevreci bir ülke olarak mum ışığını tercih eder, üretimi kısar , ancak Amerika’da Avrupa’da Çin’de üretilmiş ürünleri satın alırız fikrini savunuyorsunuz . Bunu bilemiyorum


ANKL : Bakın bu platformda yıllardır dünyadaki tüm nükleer santrallere karşı mücadele eden arkadaşlarımız var ben dahil , ancak şu andaki konumuz , bu şehirde bu ülke de yapılacak bir yanlışın , atılacak büyük bir hatalı adımın önünü kesmek


BAŞKAN : Daha geçenlerde Tony Blair , nükleer enerjinin İngiltere için ne kadar önemli olduğuna dair bir açıklama yaptı , fosil yakıtların çevreye verdiği zarar..


ANKL : Söz alabilirmiyim


BAŞKAN : Bi rahat konuşturmadınız ya , söyle hadi ne söyleyeceksen


ANKL : Teşekkür ederim . “ nükleer enerjinin bir takım faydalarının olduğunu inkar etmek yanlış olur , ancak biz , dezavantajlarının faydalarından daha fazla olduğunu düşünüyoruz” bu laflar bana ait değil ama katılıyorum , peki kime ait , Sir Jonathon Porrit ‘e ait , peki kim bu Sir Jonathan Porrit , İngiliz Sürdürülebilir Gelişim Komisyonu (SDC)’nun başkanı , kime söylemiş , nükleeri savunan başbakanı Tony Blair’e


BAŞKAN : Atmayın kardeşim , koskoca İngiltere’nin başbakana karşı


ANKL : (Elindeki evrakları sallayarak) Atmıyorum beyefendi , 7 Mart 2006 tarihinde İngiliz Basının da çıkan Michael Harrison imzalı haber , durun devam ediyorum haber şöyle devam ediyor “hükümet , İngiliz Hükümeti’ni kasdediyor, iklim değişikliği ve enerji krizi sorunlarına hızlı çözümler aramaktan artık vazgeçmeli çünkü böyle bir çözüm yokkkk”


BAŞKAN : Çözüm olmaz mı efendim işte söylüyoruz size , nükle..


ANKL : Devam ediyorum ...” Komisyon ; İngiltere’nin varolan nükleer kapasitesi ikiye katlansa dahi , karbon emisyonunda 1990 daki seviyelerden yanlızca %8 lik bir azalmaya yol açabileceğini belirtti . Bunun aksine , rüzgar , dalga , güneş ve biokütle gibi yenilenebilir ve sıfır karbonlu enerji kaynaklarının , tam olarak kullanıldıkları takdirde , ülkenin elektrik ihtiyacının %67-68’ini karşılayabileceğini ekledi


4-5-6 : (Slogan atar) “Nükleer Gölge Değil Yaşanır Bölge İstiyoruz”


BAŞKAN : Sesinizi kesmezseniz attıracağım şimdi sizi dışarı , üç beş kişi orada şarlatanlık yapıyorsunuz


1-2-3 : Helal olsun başkannnn , helal olsunnn , en büyük nükleer başka büyük yokkk


ANKL : Bunları da attıracakmısınız


BAŞKAN : Onlar doğrunun yanında


ANKL : İşinize geleni kayırın gelmeyeni atın


BAŞKAN : Gündemi saptırmayalım lütfen hanımefendi , kaldı mı başka söyleyeceğiniz birşey


ANKL : Kaldığım yerden devam ediyorum .. İngiliz gazetesinden “.. Tony Blair’in nükleer güce verdiği destek Hükümet’in sürdürülebilir gelişme ile ilgili danışma kurulunun yeni nesil reaktörlere sert bir şekilde karşı durması ile sekteye uğradı “... fazla uzatmıyayım ve itiraz gerekçelerinden bahsedeyim .. beş ana itirazları var .. lütfen dikkatli dinleyin ..


BAŞKAN : Elin İngiliz’inden bize ne canım


ANKL : Bizim çok değerli hocalarımızın görüşlerini kaale almıyorsunuz , taraflı bunlar vatan haini diyorsunuz , Tony Blair’i örnek vermiştiniz demin , alın ben de işte sizin anlayacağınız dilden cevap veriyorum , bunlara da vatan haini diyecek haliniz yok herhalde .. neyse okumaya devam ediyorum


1.itirazları atık konusunda “atom gücü istasyonlarında harcanan yakıt gibi nükleer atıklar için henüz bırakın kamu tarafından kabul edilebilir bir plan olmasını , hali hazırda hiç bir uzun vadeli çözümün olmadığını belirtiyor. Nükleer atık tehlikeli , idare edilmesi güç ve etkileri uzun vadeli , örneğin ; plütonyumun ömrünün yarısı 24 bin yıl , yine İngiltere de Yeryüzü Dostları isimli bir grup “eğer Romalılar zamanında nükleer santral olsaydı , bugün hala onların atıklarını koruyor olacaktır” şeklinde bir poster göstermişti


6 ( bağırır) : Sinop ta da demekki Diojen zamanın da santral kurulsaymış , hala uğraşacakmışız


5 (bağırır) : Sinop’a gölge etmesinler başka ihsan istemeyiz


4-5-6 alkışlar (umarım seyirci de alkışlar


2.itirazları maliyet konusunda : Ben de konuşmamın başında bu konuya değinmiştim , aynı kaygılar ..ilave olarak şöyle bir cümle var “ proje planlanan zamandan daha uzun bir süreye sarkarsa ya da faiz oranları artarsa maliyet çok büyük oranda artabilir” (gülerek) gerçi bu bizim millet olarak alışık olduğumuz bir durum ama


3.itiraz esnek olamama : “yeni bir nükleer istasyon nesli İngiltere’yi önümüzdeki 50 yıl boyunca merkezi ve müsrif bir elektrik dağıtım sistemine mahkum bırakacaktır


CEMAL (bağırır) : Uzatmaaa kısa kesss , Aydın havası olsun


1-2-3-İsmail güler


ANKL : Bitiriyorum ...


BAŞKAN : Uyutacaksınız milleti hanım kardeşim ammada uzattınız


ANKL : Az kaldı merak etmeyin beyefendi.. halk doğruları duydukça uykusundan uyanıyor merak etmeyin siz


BAŞKAN : Bana uyuyorlar gibi geldi


1-2 ( Bağırır) : Uyuyoruz kardeşim uyuyoruz tiyatroya mı geldik konferansa mı


5 ( Bağırır) : Konferans kardeşim konferans , kulağınızı açında gerçekleri duyun


İSMAİL : Biz tiyatro diye geldik kardeşim buraya


ANKL : 4. itiraz güvenlik konusunda : bizimle aynı kaygıları taşıyorlar ilae olarak terörü de yazmışlar.. şöyle diyorlar “ herhangi bir nükleer güç programının güvenlik risklerini sayıca tahmin etmek zor ancak kimse böyle bir riskin olduğunu inkar edemez .. örneğin reaktör yakıtı ya da kullanılmış yakıtın , taşınma esnasında teröristlerin eline geçme ve bomba olarak kullanılma ihtimali var


BAŞKAN : Amma da abarttınız , yani bir de teröristler uçak kaçırıp santrale kamikaze dalışı yapar deseydiniz tam olacaktı ..


ANKL : Bakın siz söylediniz


BAŞKAN : Tamam kardeşim uzatmayın , yeter biraz da ben konuşayım


1-2-3 : Haydi başkan haydi başkan haydiiii , tam zamanı tam zamanı şimddiiii


4 : (1-2-3’e bağırır) Neyin zamanı ulan


2 : Golün zamanı , golünnnnn


BAŞKAN : Sakin olun arkadaşlar , çevreci arkadaş çok konuştu ama boş konuştu , bütün gelişmiş ülkelerde nükleer santral olacak biz de olmayacak , onlar salak , milletin akıllısı biziz öyle mi ? Bırakın bu yaygaraları , bırakın vatan hainliğini , bizi bu yoldan hiçbir güç alıkoyamaz bu böyle biline , 3-5 sene sonra elektrikler kesilmeye başlayınca çok ağlarsınız çokkkkk


ANKL : Sevgili Sinop’lular , yolumuz belli , yanımıza tarafsız bilim adamlarını alarak , inançlı bir şekilde birbirimize kenetlenerek çıkalım yola , şehrimizi , kendimizi savunma hakkını kullanalım , Sinop adı teleffuz edilecekmiş , edilmeyecekmiş bu da artık çok önemli değil , Türkiye’nin herhangi bir yerinde nükleer santral istemiyoruz .


Sinop’lular olarak düşelim yola diger illerden de bize katılanlar olacaktır .. siyah takım elbiseli adamlar , james bond çantalarında taşıdıkları hesap kitaplarla Sinop’un , Mersin’in Konya’nın kapılarını çalacaklar pek yakında .. çantalarında kitapları , hesap makinaları , hırsları var.. hangi hesapta masum çocukların , gençlerin sağlığının bedeli alt alta yazılıp fatura karşılığı ödeniyor... hangi yüzle 8-10 yıl sonra inşası bitecek nükleer santrallerin , kapımızda olduğu iddia edilen enerji darboğazına çözüm olacağı hikayesi anlatılıyor


Bizim bildiğimiz okumak isteyeceğimiz kitaplar değil bunlar , bizim güveneceğimiz yüzler değil bu yüzler


Onların hesabını bozmak , kapıyı suratlarına carpmak için davranalım


Rüzgar güllerinden , temiz enerjisini üreten , balıkçılığını endüstrileştirmiş , rafahını yükseltmiş , eskisi gibi her sokağında bahçesinde , salkım söğütler , zeytin ve portakal ağaçları olan temiz bir Sinop için bir olalım


4-5-6- (Ayağa fırlayarak alkışlar 9 : Bravvooo (umarım bütün salonda aynı şeyi yapar ) Nükleerr Santrallllllll Sizinnn Sinoppp Bizim Olsunnnnnn


BAŞKAN : Bir dakika sevgili Sinop’lular , daha bitmedi söyleyeceklerim.... nükleer santralimiz tıkır tıkır çalışırken Sinopsporumuzun da birinci ligde oynamasıınıı istemezmisiniz


1-2-3-Cemal-İsmail : İsterizzzzzzzzzzz


BAŞKAN : Fenerbahçeli Alex’i Sinopspor a transfer etmemizi istemez misinizzz


1-2-3-Cemal-İsmail : İsterizzzzzzzzzzzzz


CEMAL : Başkannnnn , Hakan Şükür’ü de isteriz


BAŞKAN : Hakan Şükür’ü de alacazzz


İSMAİL : Sergen’i de isteriz başkannnnn


BAŞKAN : Sergen ‘i de alacaazzzz


1-2-3-Cemal- İsmail ( Ayağa fırlayıp tezahurat yapar ) : Santral burayaaaa Sinop süper ligeee


4-5-6- : Yuhhhhhhhhhh


BAŞKAN : Bu kadar tezahurat , cosku ve istek karşısında ben de diyorumkiiiii (bağırarak)

Sinoppppppp’taaaa , İnceburundaaaaaa , Nükleerrr Santraliiiii Kuracağızzz ULANNNNNN


1-2-3-Cemal-İsmail 4-5-6 seyircilerin arasında oturdukları koltuklardan kalkıp sahneye çıkarken tezahurat ve yuhlarına devam ederler .


Tüm oyuncular seyirciyi selamlar , perde kapanır , yoğun alkış gelirse perde açılır ve tüm oyuncular el ele vererek bağırır


“ SONRADAN PİŞMAN OLACAĞIMIZ HİÇBİR ŞEY İÇİN SESSİZ KALMAYALIM”


“KORKUYLA YAŞAMAK İSTEMİYORSAK NÜKLEER SANTRALE HAYIR DİYELİM


“NÜKLEER SANTRAL SİZİN OLSUN SİNOP BİZİMMMMM”




BİTTİ



















32