Giriş Belge 1 Belge 3 Belge 4

(2) Nükleer Lobi ne diyor?

İkinci belge 7 Şubat 2007’de uluslararası saygınlıkta bir nükleer sektör dergisinde yayınlanmış olan bir makale. Aşağıda metnin tam çevirisini bulacaksınız. Bu yazıyı özellikle AK Parti Sinop Milletvekili Mustafa Öztürk’ün 26 Şubat 2007’de Sinop Halk Eğitim Merkezi'nde gerçekleştirilen AK Parti İl Danışma Kurulu toplantısında sarf ettiği şu sözlerin ışığında dikkatle okumanızı tavsiye ediyoruz:
"Bu işe karşı çıkanlar, ülkenin geleceğini karanlığa boğacaklar… Buna karşı çıkanlar bilmeyerek karşı çıkıyorlar diye düşünüyorum. Aksini düşünmek bile istemiyoruz. Dünyanın her yerinde karşımıza çıkıyorlar ve Sinop'a da bu devşirme gruplar geliyorlar. Burada nümayiş ve miting yapıp gidiyorlar. Yani siz kimin, nerenin lobisisiniz, kimin adına bunları yapıyorsunuz, doğalgaz üreten ülkelerin lobiliğini mi yapıyorsunuz?”

Aşağıdaki makalede kimin kime lobicilik yaptığına dair soruların cevaplarını hemen bulacaksınız. Zira makalede "Ankara’daki batılı diplomatlara göre (nükleer) yasa tasarısı kısmen yabancı satıcıların tavsiyelerine göre şekillendi.” deniliyor:

**Nucleonics Week’de 7 Şubat 2007 tarihinde yayınlanan yazının başlığı doğrudan Türkiye ile ilgili:

AREVA ve AECL Türkiye’nin reaktör ihalesine ihtiyatla yaklaşıyor:

Firmaların ikisine de yakın olan kaynaklar Nucleonics Week (Platts)’a , hem Areva hem de Kanada Atom Enerjisi Şirketi –AECL’nin pazarlama yöneticilerinin kendilerine Turkiye’nin üçüncü dönem nükleer enerji reaktörleri hamlesi konusunda çekincelerinden bahsetmekte olduklarını söylediler..

Türkiye en sonuncusu 2000’de olmak üzere, daha önceki iki nükleer reaktör ihalesini iptal etmişti. Ancak geçen sonbahar Türkiye, hızlı bir ihale programı ertesi, bir ya da iki nukleer santral siparişi verme planlarını açıklayarak 2012 veya 2013’de elektrik üretimine geçme hedefini ortaya koydu.

Satıcı firma yetkilileri. o günden bu yana başka kaynaklardan alınan duyumlarda bahsi geçen, AECL ve Areva’nın Türk mevkidaşlarıyla olası reaktör satışları üzerine bazı görüşmelerde bulunduklarını teyid etmekteler. Westinghouse Electric Şirketi ile General Electric Şirketi ise bu görüşmelerde yer almama sebeplerini kısmen iç piyasa tahminleri ve risk öngörüleri olarak açıkladılar.

Geçen ay ulusal basın Türk hükümetinin ülkede merkezi nükleer güç üretimi ve altyapısal denetimler için bir yasayı meclis gündemine getirdiğini bildirdi. Önerilen yasaya göre, Türkiye Atom Anerjisi Kurumu (TAEK) ilk reaktör projesi ihalesinin yürütücüsü olacak.

Yasa tasarısı aynı zamanda TAEK dışında bir nükleer denetim kurumunun kurulmasını ve atık yönetimi ile gelecekteki söküm işlemlerinde kullanılmak üzere bir fon oluşturulmasını da öngörüyor. Yasa ayrıca elektrik dağıtım firmalarının portföylerinde nükleer güçten elde edilen elektriği bulundurmalarını temin ederek yeni nükleer santraldan elektrik satışlarını 15 yıl süreyle garanti altına alacak.

Ankara’daki batılı diplomatlara göre yasa tasarısı kısmen yabancı satıcıların tavsiyelerine göre şekillendi. Bir Kanadalı resmi yetkilininin ifadesiyle, AECL orada iş yapabilmek için, “Türkiye’ye yasada nelerin yer alması gerektiğini anlattı: yasa tasarısında bulunan maddeler bir bakıma bunun yansıması”.

Ankara’daki diplomatlar ayrıca satıcı firmaların elektrik alım teşvikleri veya garantileri olmadan, Türk üreticilerin, hem ekonomik hem de politik sebeplerle, nükleer güç yerine komşu İran ve Türkmenistan’dan doğal gaz satın almayı tercih edebilecekleri konusunda endişelerini ifade ettiklerini bildirdiler.

Kaynaklardan edinilen bilgiye göre, şimdiye dek Westinghouse’un TAEK ile ciddi iş görüşmelerine katılmama kararında rol oynayan unsur, Türkiye’deki politikacıların ve kamu kuruluşlarının enerji kaynakları konusundaki gelecekteki kararlarına dair güven eksikliği.

2000 yılında Türkiye, proje finansmanı organizasyonu ve temini işinin %100 tamamının seçilecek firma tarafından üstlenilmesini, teklif verme aşamasında önşart koşmuştu. Kaynakların ifadesine göre bu sefer, satıcı firmaların Türkiye’ye kıyasla daha az riskli pazarlarda yatırım beklentisinde bulunmaları sebebiyle, daha katı finansal yükümlülük altına girmeyi göze alma sırası Türkiye’ye düşecek: AECL’nin bir reaktör satışı konusunda şartları görüşmesinden önce “Türkiye muhtemelen masaya, para koymak zorunda kalacak” diyor bir Kanadalı firma yöneticisi.

Bir Areva sözcüsünün ifadesine göre de “eğer koşullar uygunsa”, Areva muhtemel nükleer reaktör satışı işleriyle ilgilenecektir.Aynı kişi, koşulların önemli kısmının geçen ay Türk hükümetinin önerdiği yasa tasarısının kaderine bağlı olduğunu da söylüyor. Söz konusu yasal önlemler, nükleerden üretilen elektriği destekleyen finansal teşvikler ve hukuksal yükümlülükleri sağlayabilecektir.

Areva’ya yakın olan bir Alman firma yöneticisinin iletiğine göre, Areva Türkiye ile iş yapacaksa koşullar konusunda “çok seçici” olacak; Türkiye’nin ihale açtığı geçmiş dönem ile kıyaslanınca - Areva’nın habercisi Nuclear Power International tarafından-Siemens tasarımı 400 MW’lık PWR için verilmiş bir teklifi hatırlatarak- “firma o zaman başka yeni reaktör işi almamıştı. Ama şimdi işler çok farklı. TAEK’in mevcut aceleciliğine rağmen, onlar sıralarını beklemek zorunda kalabilirler” diyor. Zira Areva, Fransa’da kurulacak olan EPR, devam etmekte olan Finlandiya’daki EPR, Olkiluoto-3, Çin’deki iki PWR yeniden üretim projesi ve belki yine Çin’de iki yeni EPR ve değinmeden geçemeyeceğimiz ABD’deki muhtemel işler üzerinde çalışıyor olacak.

Bazı sektörel kaynaklar, unik PHWR reaktör tasarımını pazarlayan AECL’nin Areva gibi seçme özgürlüğü olmayabileceğini ifade ediyorlar. PWR tipi reaktörlere kıyasla PHWR tipi reaktör pazarının daha dar olacağı belirtiliyor. 1990’ların ortasında AECL’nin Kore’ye sattığı Wolsong-4, adı verilen son Candu-6 tipi PHWR reaktör ardı ardına dört iş çevirimini hiç fasıla vermeden tamamlamış, “Bu büyük bir başarı” diyor bir Kanadalı uzman ardından da ekliyor, “Fakat bakalım Kore başka PHWR siparişi verecek mi? Bazı temel politik ve teknolojik sebeplerden ötürü bunu yapmayacaklar.”

Sözcüsünün bildirdiğine göre Areva, “bir dizi tasarım arasından” Türkiye’ye 1600 MW’lık bir EPR teklifinde bulunacak. Türkiye’de bir önceki dönemde pazarlama çabalarında yer alan bir Kanadalı kaynağa göre ise şimdilik Türkiyenin duruşu konusunda hem AECL hem de Areva “epeyce dikkatli” görünüyor.

Nükleer endüstrinin yetkilileri Türkiye’nin finansman kaynaklarının son teklif sürecinden bu yana geliştiğine dikkat çekiyor. Fakat Kanadalı uzman Türkiye’nin hızlı kararlar alacağına dair bir şüphecilik bulunduğunu söylüyor. “Hızlı bir seçme süreci mi? Onlar geçen sefer de bu konuda söz vermişlerdi” diyor.

Bir başka kaynak ise eğer nükleer karşıtı güçler protestolarla süreci yavaşlatmayı başarırsa, meclisten nükleer yasanın çıkmasının“çok uzayabileceği”ni söylüyor. Siyasi muhaliflerin nükleer planları içeren yasaya karşı 100 bin imza topladığına da dikkat çekiyor.

TAEK yetkilileri 6 Şubat’ta Platts’a verdikleri demeçte, parlemento komitelerinde henüz tartışılmaya başlanan yasa tasarısının Başbakanlık tarafından geçen ay önerilen içeriğini, nihai ifadesinin ne kadar yansıtacağını şimdiden tahmin etmenin erken olacağını söylediler.

--Mark Hibbs, Bonn; Ann MacLachlan, Paris
Çeviren: Oya Koca- www.sinopbizim.org

**Nucleonics Week 1960’dan beri, ticari nükleer güç üreticileri için önde gelen küresel haber kaynaklarından biridir. Haber, rapor ve analizleri derinlikli ve ayrıntılıdır.


Giriş Belge 1 Belge 3 Belge 4

Yazının Orijinali:

Areva, AECL react cautiously to Turkey's bid for reactors

Marketing executives at both Areva and Atomic Energy of Canada Ltd., or AECL, have expressed reservations about Turkey's third quest for nuclear power reactors, industry sources close to both companies told Platts.

Turkey broke off two previous tenders for reactors, most recently in 2000 (NW, 27 July '00, 1). Last fall, however, Turkey said that it plans to order one or two power reactors after a crash bidding program to be able to generate nuclear electricity by 2012 or 2013 (NW, 28 Sept. '06, 1).

Vendor executives have since confirmed reports from other sources that AECL and Areva have held talks with Turkish counterparts about possible reactor sales. Westinghouse Electric Co. and General Electric Co. have not participated in such talks, at least in part because of internal market appraisal and risk considerations,they said.

Last month, local media reported that the Turkish government had introduced legislation to set up a centralized nuclear power generating and regulating infrastructure in Turkey. According to proposed legislation, the Turkish Atomic Energy Commission,or TAEK, would be in charge of a tender for the first reactor project.

The draft legislation also envisions the establishment of a nuclear regulatory organization, separate from TAEK, and a fund to provide for future decommissioning and nuclear waste management. The bill would also guarantee power purchases from a new nuclear plant for 15 years by requiring distributing companies to have nuclear electricity as part of their supply mix.

According to Western diplomats in Ankara this week, the legislation was drafted in part based on the recommendations of foreign vendors. AECL "explained to Turkey what has to be in place" for AECL to do business there, one Canadian official said, "and what's in that legislation draft is to some extent a reflection of this."

Ankara diplomats also said that foreign vendor companies had expressed concern that, without power purchase incentives or guarantees, Turkish producers might elect, for both political and economic reasons, to instead buy natural gas from neighboring Iran and Turkmenistan.

Lack of confidence about future fuel supply decisions by Turkey's politicians and utilities, sources said, factored into a decision by Westinghouse not to participate in serious business discussions with TAEK so far.

In 2000, Turkey had demanded as a condition of participating in earlier bidding that the selected vendor organize and provide 100% project financing. This time around,in part because vendors anticipate business from less risky markets than Turkey, it will be up to Turkey to show a firm financial commitment, sources said. "Turkey is probably going to have to put money on the table" before AECL will agree to negotiate terms for a reactor sale, another Canadian executive said.

Areva is interested in potential reactor business in Turkey, an Areva spokesman said,"if the conditions are right." He said that those conditions depended in large part on the fate of the legislation proposed last month by the Turkish government. Those measures would provide financial incentives and legal obligations in support of nuclear-generated electricity.

A German executive close to Areva said that Areva will be "very choosy" about terms for doing business with Turkey. Compared to the last time when Turkey conducted a tender -- involving a bid from Areva forerunner Nuclear Power International for a 400-MW Siemens-design PWR -- the company "didn't have any other new reactor business. Now things are different." Regardless of TAEK's current haste, he said,"they may have to wait their turn," since Areva will be working on an EPR in

France, the ongoing EPR at Olkiluoto-3 in Finland, two PWR replication projects in China,and perhaps two EPRs in China, not to mention possible business in the US.

Some industry sources suggested that AECL may not have as much freedom to choose as does Areva because it is marketing unique PHWR designs. Compared to that for PWRs,they suggested, the market for PHWRs will be smaller. Wolsong-4, the last Candu-6 PHWR that AECL sold to Korea in the mid-1990s, has just completed four successive duty cycles without a single interruption. "This is a great achievement," said a Canadian expert. "But will Korea order more PHWRs? No. For some fundamental political and technological reasons, they're not going to do it."

Areva, its spokesman said, would propose a 1,600-MW EPR to Turkey, among "a range of possible designs." One Canadian source, involved in AECL's previous marketing efforts in Turkey, said that, so far, both AECL and Areva appear "still very cautious" about Turkey's prospects.

Nuclear industry officials said that Turkey's finances have improved since the last bidding process. But, the Canadian expert said, there is skepticism that Turkey will make decisions quickly. "A fast selection process? They promised that the last time,too," he said.

One source said the progress of the nuclear legislation through the Turkish parliament could be "very long" if antinuclear forces succeed in slowing it through protests. He noted that political opponents had reportedly collected 100,000 signatures in protest of the nuclear planning bill.

TEAK officials told Platts February 6 that the bill has only begun to be discussed in parliamentary committees and that it was therefore too early to predict that the final language of the legislation would reflect w hat the prime minister's office had proposed last month.

--Mark Hibbs, Bonn; Ann MacLachlan, Paris


Giriş Belge 1 Belge 3 Belge 4